NÜKLEER SERÜVENDE JAPONYA DEVRİ PDF Yazdır e-Posta

 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın geçen ay Japonya’ya yaptığı ziyarette ev sahipleri onu Kashiwazaki-Kariwa nükleer santralını gezdirdi.

Japon Denizi’nin kıyısında, 4,2 kilometre karelik bir alana kurulu olan tesis dünyanın en büyük nükleer santralıdır.

Gazetelerin yazdığına göre, tek başına Türkiye elektriğinin dörtte birini üreten kuruluş Yıldız’ı heyecanlandırmış. “Bu santralın Türkiye’de olmasını hayal ettim ve bu heyecanı yaşadım. Türkiye’ye böyle bir santralı kazandırmalıyız” demiş.

Böyle santralı Türkiye’ye kazandıracak birisi varsa o da Yıldız’dır. İsterse yapar. Ama yapabilecek mi, emin değilim.

Ziyaretten sonra medyada verilen izlenim Türkiye ile Japonya’nın nükleer gerdeğe girme aşamasında olduğuydu. Sinop’ta nükleer santral kurulması için ön anlaşma imzalanmıştı. Mutabakat süreci üç ayda tamamlanacaktı.

Devamını oku...
 
TÜRKİYE VE JAPONYA'DAN NÜKLEER İMZA PDF Yazdır e-Posta

Türkiye, Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santral için Japonlarla anlaştı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Türkiye'de Sinop'ta kurulması planlanan santral için temaslarda bulunmak üzere geldiği Japonya'da, Ekonomi-Ticaret ve Sanayi Bakanı Akihiro Ohata ile Türkiye-Japonya arasında nükleer santral kurulmasına ilişkin işbirliği mutabakatı imzalandı.

Japonya Ekonomi-Ticaret ve Sanayi Bakanlığındaki imza töreninin ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Yıldız, Türkiye'de ileride somut bir nükleer santral kurulmasına yönelik anlaşmaya imza attıklarını söyledi.

Yıldız, bu anlaşma sayesinde tarafların (Türkiye ve Japonya) ilgili kurumlarının işbirliği yapmasının önünün açıldığını belirtti. "Japonya'daki nükleer güç santralleriyle ilgili tecrübenin Türkiye'de somutlaşmasını istiyoruz" diyen Yıldız, Japonya'da kamu ve özel sektörle yapılacak işbirliğinin bu konuya ışık tutacağının altını çizdi. 

Devamını oku...
 
ABD'NİN GÖZÜ KULAĞI ENERJİDE PDF Yazdır e-Posta

 WikiLeaks'ten sızan belgeler, Türkiye merkezli enerji diplomasisinde ABD'nin kimi zaman çok rahatsız olduğunu ortaya koydu.

 WikiLeaks’in yayımladığı 597 belgenin çoğu Türkiye ile ilgili. ABD büyükelçilerinin Türkiye ile ilgili notlarının merkezinde ise enerji yer alıyor. Belgelere bakıldığında, ABD’li diplomatların bir yandan Türkiye’nin bölgedeki boru hatları diplomasisini bir hayli titiz izlediğini, diğer yandan bu enerji hamleleri karşısında bölge ülkelerinin tavrının ne olduğunu ayrıntıları ile Washington’a aktarması dikkat çekici. Sonuçta WikiLeaks’in sızdırdığı belgelerdeki notlar dedikodu düzeyinde kalsa dahi enerji oyununun bölgedeki gerilimlerin temel kaynağı olduğunu kanıtlıyor.

Türkiye neden başrolde?

Küresel enerji oyununda dengeler gün geçtikçe değişiyor. Avrupa’nın artan tüketimi ve azalan üretimi ile kaynak çeşitliliği yaratma amacı, Doğu’daki kaynakların Batı’ya taşınmasını gerektiriyor.

Devamını oku...
 
ENERJİDE ÖZEL SEKTÖRÜN YÜKSELİŞİ SÜRÜYOR PDF Yazdır e-Posta

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, ekim ayı sonu itibariyle özel sektör tarafından yapılan yatırımın 3 bin 200 megavata ulaştığını ve bir rekor kırıldığını açıkladı.

 

Köktaş, yaptığı açıklamada, geçen yıl özel sektör tarafından 2800 megavat kurulu güçte elekrik üretim tesisi yapıldığını hatırlatarak, “2010 yıkıda bunun da üzerine çıkarak kendi rekorumuzu kıracağımızı söylemiştik. 10'uncu ayın sonu itibariyle 3200 megavata ulaştık. Kendi rekorumuzu kırmış olduk” dedi.

 

Bugüne kadar özel sektöre yaklaşık 42 bin megavat civarında lisans verdiklerini, son 2 yılda da özel sektör tarafından yaklaşık 6 bin megavat ilave bir gücün sisteme katıldığını anlatan Köktaş, "6 bin megavat deyip geçmeyin. Hep biz senelerce Atatürk Barajı ile övünmez miyiz? Atatürk Barajının büyüklüğü 2 bin 400 megavat kurulu güçte. Geçen yıl Atatürk Barajından daha büyük bir kurulu gücü özel sektör sessiz sedasız yaptı, kendi riskiyle. Bu yıl 3 bin 200 megavat Atatürk Barajının 1,5 katı kadar bir ilave kurulu gücü yine özel sektör sessiz sedasız yaptı" diye konuştu.

Devamını oku...
 
AYDINLATMADA BİR DEVRİM.... PDF Yazdır e-Posta

Edison'u çatlatacak ampulü bir Türk yaptı!

Yeni nesil LED ampulü tanıtıldı.

General Electric (GE) firmasının ABD'nin New York eyaletinde bulunan küresel araştırma merkezinde uzman mühendis olarak çalışan Bolu'lu Türk Bilim adamı Doç. Dr. Mehmet Arık'ın jet motorlarındaki soğutma sistemlerinden esimlenerek gerçekleştirdiği aydınlatmada geleceğin teknolojisi olarak nitelendirilen yeni nesil LED ampül, Edison'ın ampülü buluşunu açıkladığı günün 131'nci yıldönümünde basına tanıtıldı.

GE firmasının 21'nci yüzyılın Edison'ı olarak isimlendiridiği Türk bilim adamı yaptığı açıklamada, kendisine dünyanın her tarafından kutlamalar geldiğini belirterek, "Aynı imkanlar bana kendi ülkemde de verilse bu buluşu Türkiye'de gerçekleştirebilirdim" dedi. Arık'ın jet motorlarında uygulanan soğutma prensiplerinden yola çıkarak gerçekleştirdiği buluş LED ampüllerde uygulanmasının ardından yakında başta IPhone'lar olmak üzere ısınma problemlerinin yaşandığı cep telefonları, laptop gibi bir çok teknolojik üründe de kullanılabilecek.

Devamını oku...
 
ULUSLARARASI ENERJİ KONGRESİ BAŞLADI PDF Yazdır e-Posta

Global Enerji Derneği’nin düzenlediği, iki gün sürecek, 2. Uluslararası Enerji Kongresi (EIF) Ankara Sheraton Hotel & Convention Center’da başladı.

Ana temasını “Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği” konularının oluşturduğu kongrede konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız dünyanın gündeminde önemli bir yeri olan enerji konusunda daha dikkatli davranılması gerektiğinin altını çizerek, dünyadaki dengesiz enerji kullanımı ve tüketiminin Türkiye’de yapılmaması için çalışma başlattıklarını kaydetti.

Türkiye’nin dünyanın ortalama hızından daha fazla büyüdüğünü belirten Yıldız, yenilenebilir enerji kaynakları itibariyle son olarak EPDK ‘nın yaklaşık 31 bin 555 MW’lık 698 adet projeyi EİE ve TEİAŞ’ın görüşüne sunduğunu açıkladı. Toplam bin 400 MW civarında yaklaşık 41 tekli projenin EPDK tarafından incelendiğini ifade eden Enerji Bakanı, lisansların verilmesi konusunda engel bulunmadığına da dikkat çekti.

Törende açılış konuşmasını yapan Global Enerji Derneği Başkanı Avukat Çiğdem Ş. Dilek de yenilenebilir enerji kaynaklarından maksimum yararlanılması için yasal çalışmaların hızlandırılması gerektiğini söyledi. Dilek konuşmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının arz güvenliği açısından önemli olmasının yanı sıra çevrenin korunması gerektiğine de vurgu yaptı.

Devamını oku...
 
İSRAİL KÖŞEYİ Mİ DÖNÜYOR? PDF Yazdır e-Posta

İsrail dev doğalgaz projesine başlıyor İsrail’deki doğalgaz şirketlerinin, ABD merkezli Noble Energy önderliğinde bu hafta içinde son yılların en gelecek vaat eden doğalgaz projelerinden birine başlaması bekleniyor.

 Yapılan araştırmalar, İsrail’in kuzey kıyısının 135 kilometre açıklarındaki Leviathan bölgesinin, İsrail’in 100 yıllık ihtiyacını karşılamaya yetecek, yaklaşık 453 milyar metreküp doğalgaz potansiyeline sahip olduğunu ortaya çıkardı. Hafta içinde keşif amacıyla yapılacak sondaj çalışmaları söz konusu miktarı doğrularsa, bu proje tarihi boyunca yakıt ithalatına bağlı olan İsrail’i bir doğalgaz ihracatçısında dönüştürebilir.

 

Projenin aynı zamanda yerel, bölgesel ve küresel çapta siyasi çatışmaları ortaya çıkarması da bekleniyor. Leviathan bölgesindeki rezerv, 2009’da keşfedilen ve yaklaşık 227 milyar metreküp doğalgaz potansiyeliyle İsrail’in en büyük doğalgaz sahası olan Tamar’dan sonra bulundu.

Devamını oku...
 
ASRIN PROJESİ TEHLİKEDE Mİ? PDF Yazdır e-Posta

Avrupa’nın enerji güvenliği için Nabucco’nun rolü azalıyor mu?

Avrupa'nın enerji güvenliği açısından kilit konumda görülen Nabucco Boru Hattı projesi bu açıdan asrın projesi olarak nitelendiriliyor. Ancak teknolojik gelişmeler ve rakip boru hattı projeleri Nabucco'nun önemini tehdit ediyor.

Geçmişte Avrupa’nın Kafkaslardaki ve ötesindeki doğalgaza erişerek Rusya’nın doğu-batı boru hatlarındaki tekelini kırma fikri kulağa olmayacak bir şey gibi geliyordu ama Nabucco Boru Hattı projesi bu hayali gerçeğe dönüştürdü. Geçtiğimiz ay Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan aldığı 5 milyar dolarlık krediyle, proje hız kazandı.

Nabucco henüz tamamlanmış bir proje değil ve en büyük iki ortak (Alman RWE ve Avusturyalı OMV) 8 Ekim’de yaptıkları açıklamada önümüzdeki yılın yatırım kararını henüz almadıklarını belirtti. RWE projenin Türkiye ayağını inşa etmek istiyor ancak Türkiye yerel firmaların da pastadan pay alabileceği bir kamu ihalesi düzenlemeyi planlıyor.

 

Bir başka sorun ise gazın kaynağı. Nabucco’nun ilk etapta Azerbaycan’dan yıllık 8 milyar metreküp gaz alması gerekiyor ama projenin istikrarlı işlemesi için daha fazlasına gerek var. En mantıklı seçenek Türkmenistan. Öte yandan Azeri gazına göz diken sadece Nabucco değil. Bakü’deki yetkililer Rusya’yla görüşmelerini sürdürürken iki rakip proje de Azeri gazını Türkiye ve Yunanistan üzerinden İtalya’nın güneyine getirme çabasında. Bu durum Avrupa’nın gaz ihtiyacı sorununa çare bulmasa da Adriyatik rotası maliyet ve siyaset açısından daha kolay olabilir.

Devamını oku...
 
NÜKLEER AKADEMİ PDF Yazdır e-Posta

Nükleer santrali kuracak yatırımcıya "Bununla ilgili bir de üniversite kur" denecek

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santral için Güney Koreli KEPCO şirketi temsilcileriyle görüşmelerin devam ettiğini belirterek, ''Uluslararası yatırımcıya nükleer santralle alakalı bir üniversite kurmasını da teklif ediyoruz'' dedi.

Bir dizi temas ve açılışlar için Trabzon'da bulunan Yıldız, Güney Koreli KEPCO şirketi temsilcileriyle Sinop'ta kurulması planlanan nükleer santral için geçen hafta Ankara'da biraraya gelerek görüştüklerini bildirdi. Bakan Yıldız, ''Önümüzdeki hafta tekrar biraraya geleceğiz. Bu ayın sonuna kadar mutlaka bir mutabakat noktası yakalamamız lazım. 4-5 tane temel konumuz var. Bir kısmında henüz anlaşmış değiliz. Sonunda da anlaşamayabiliriz'' dedi.

Akdeniz ve Karadeniz'de birer tane nükleer santral kurulmasının enerjide güç dağılımı açısından dengeli bir uygulama olacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Yıldız, Güney Koreli yetkililerin de uzlaşma konusunda bir gayretlerinin bulunduğuna inandığını kaydetti.

Nükleer teknolojinin öğrenilmesi bakımından üniversitenin şart olduğunu kaydeden Yıldız, Türkiye'de halen Hacettepe Üniversitesi'nde Nükleer Mühendislik ve Nükleer Fizik konularında lisans programı, ODTÜ ve İstanbul Üniversitesi'nde ise lisansüstü eğitim programları bulunduğunu ve bu üniversitelerin Türkiye'ye çok önemli katkı yaptıklarını, ancak bunların yeterli olmadığını vurguladı.

Devamını oku...
 
SURİYE'DEN TÜRKİYE'YE BORU HATTI BAĞLANACAK PDF Yazdır e-Posta

Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) Genel Müdürü Fazıl Şenel, Suriye'den Türkiye'ye boru hattı bağlanması ile ilgili yasanın TBMM'den çıktığına işaret ederek; "Kilis'teki 70 kilometrelik hat yapımı ile ilgili hiçbir sıkıntımız kalmadı” dedi.

 Afyonkarahisar Belediyesi ile TP Dağıtım A.Ş. tarafından hizmete sunulan bir Akaryakıt ve LPG satış istasyonun açılış töreninde yaptığı konuşmada BOTAŞ'ın boru hattıyla üç ülkeden doğalgaz aldığını kaydeden BOTAŞ Genel Müdürü, kaynak çeşitliliği adına daha fazla boru hatlarının farklı ülkelerden Türkiye'ye giriş yapmasına gayret ettiklerini bildirdi, özelleştirme arifesinde Türkiye'nin daha çok rekabetçi bir yapıya kavuşmasını arzu ettiklerini belirtti.

Fazıl Şenel, Mısır'dan gelecek olan gazın Türkiye'ye girişi veya diğer ülkelerden alınacak olan gazın transit olarak Suriye ve diğer ülkelere ulaştırılmasının yanında, Katar, Türkmenistan ve Suudi Arabistan gibi farklı ülkeler ile de kaynak ülke olarak görüşmelerin devam ettiğinin altını çizdi.

Şenel, “Balkanlara ve Avrupa'ya da bu doğalgazın iletimi ile ilgili büyük projelerin peşindeyiz. İtalya, Türkiye ve Yunanistan boru hattı ile ilgili çalışmalarımızda devam ediyor. Bundan ayrı olarak Türkiye'den Yunanistan, Arnavutluk ve onun üzerinden de İtalya'ya ulaşacak ayrı bir boru hattı projeme var. Nasip olur da bunlar gerçekleşirse Türkiye'ye ciddi manada hem gelir getirecek hem de stratejik olarak katkıda bulunacak." diye konuştu.

Son günlerde boru hatlarında yaşanan sıkıntılara da değinen BOTAŞ Genel Müdürü, "Nasip olursa güvenlikle ilgili ciddi tedbirlerimiz olacak. Bunu da inşallah zaman içerisinde açıklayacağız. Devletimizin her kurumu ile birlikte ortak çalışıyoruz." şeklinde konuştu. 31.7.2010 enerjivadisi

 

 

 
PETROLÜN ÇERNOBİLİ NEYİN HABERCİSİ? PDF Yazdır e-Posta

Dünyanın bir ucunda yaşanan çevre felaketi domino etkisi yaratabilir! Peki hangi taşlar düşecek? 

 20 Nisan 2010 tarihinde BP'ye ait bir petrol platformunun Meksika Körfezi'nde yanması ve üzerinden bunca zaman geçmesine rağmen okyanusa akan tonlarca ham petrolün bir türlü kontrol altına alınamayışı hakkında çeşitli spekülasyonlar var. Kimileri bu olayın kaza olmadığını, tüm dünyayı etkileyecek bir değişimi tetiklemek için yapıldığını söylüyor. Kimileri ise kaza olsun ya da olmasın, bu olaydan sonra petro-kimya endüstrisine dayalı modern ekonominin çok önemli bir değişim geçirmesi gerektiğini düşünüyor. İstanbul Üniversitesi öğretim görevlisi iktisat ve finans uzmanı Dr. Cemil Ertem'e, ABD'yi sarsan çevre felaketini sorduk.

Meksika Körfezi'nde yaşanan çevre felaketi, sizce nasıl bir değişimin habercisidir?

Bu gerçekten çok büyük bir felaket. ABD Başkanı Obama, çevreye verilen zararın telafi edilmesini istiyor. Ancak BP'nin tek başına telafi edebilmesi artık mümkün gözükmüyor. Bu yüzden BP'ye ne ceza verilirse verilsin, çok uzun yıllar boyunca doğanın o bölgede dengesini bulması imkansız. Bu açıdan fosil yakıtlara alternatif çareler bulunmak zorunda. Zaten BP dahil büyük petrol şirketleri tüm dünyada alternatif enerji yatırımları yapıyorlar. Güneş enerjisi konusunda çok önemli yatırımları var.

Petro-kimyaya dayalı sanayiler hem insan sağlığını hem de çevreyi tehdit ettiği için çağdışı hale geliyor. Dünya küreselleşme ile birlikte topyekün yeni bir bilince gidiyor. Bu olumlu bir gelişme. Önümüzdeki 10-15 yıllık süreçte, doğal ürünlerin, sentetik ürünlerin yerine geçeceğini ve bu sanayilerin kaybolacağını söyleyebiliriz.

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL
/bayrak2.gif

Anket

Elektriği nasıl kullanıyoruz?