|
Dr. Şaziye BALKU Atılım Üniversitesi Endüstriyel İlişkiler Ofisi 06370 Ankara TR
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
ÖZET Enerji ekonomik ve sosyal gelişim ile kaliteli bir yaşam sürdürebilmenin temel taşlarından biridir. Evlerimizde, işyerlerinde, ulaşım araçlarında, sağlık ve eğitim sektöründe, aklımıza gelebilecek tüm ürünlerin üretiminde enerjiye gereksinim duyulmaktadır. Kısaca günümüz insanı için olmazsa olmaz diyebileceğimiz hava, su ve gıdadan sonra gelen nesnel gereksinmenin enerji olduğunu söyleyebiliriz. Bugün dünyada konuşulan en güncel konu küresel ısınma ve iklim değişikliğidir. Atmosferde sera etkisi yapan gazların en önemlisi karbondioksit gazıdır ve insan kaynaklı CO2 emisyonunun başlıca kaynağı enerji üretmek için kullanılan fosil kökenli yakıtlardır. Bu çalışmada enerji kaynaklarından hareketle Türkiye’de enerjinin durumu incelenmiş ve enerji darboğazının giderilmesinde alternatif bir kaynak olarak rüzgâr enerjisinin önemi vurgulanmıştır. GİRİŞ Dünya enerji tüketiminin 2004 yılında 447 katrilyon Btu (British thermal units)’den 2030 yılına kadar 702 katrilyon Btu’e ulaşması diğer bir deyişle % 57 oranında artması tahmin edilmektedir. Bu enerji tüketimini karşılayacak kaynakları fosil, yenilenebilir ve nükleer kaynaklar olarak sınıflandırabiliriz. Fosil kaynaklı kömür, fuel oil ve doğal gaz hem dünyada hem de Türkiye’de enerji kaynakları arasında en büyük paya sahiptir ve 2030 yılına kadar da bu önemini sürdürmesi beklenmektedir. Sıvı yakıtların (fuel oil vb.) 2004 yılındaki payının % 37’den 2030 yılında % 34’e düşmesi beklenmektedir. Bu dönemde nükleer enerji kapasitesinin yıllık % 6,3 oranında artması beklenirken bu artışın toplam % 68’inin Çin, Hindistan ve Rusya’daki projelerle gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Nükleer santrallerin beklenmeyen durumlarda büyük risk taşıması, insan ve çevre olgusunun önem verildiği ülkelerde bu tür yatırımlardan kaçınılmasını getirmektedir. Ayrıca atıkları için henüz tam olarak bir çözüm yolu bulunamadığından depolanmaktadır. Su, güneş, rüzgâr, biyokütle ve hidrojen gibi yenilebilir enerji kaynaklarının payının yıllar geçtikçe artması beklenmektedir. Kanada ve Türkiye dışında hidro enerji kapasitesinin artışı beklenmemektedir (1). ENERJİ KAYNAKLARI Birincil kaynaklara göre dünya enerji tüketimi (1980-2004) ve 2030 yılına kadar kestirim değerleri Şekil 1’de gösterilmektedir. Dünya enerji kaynakları tüketiminde en büyük pay petrole aittir ve daha sonra kömür ve doğal gaz gelmektedir. Yenilenebilir ve nükleer kaynakların payı fosil kaynaklara göre düşüktür (Şekil 2). Öngörülerde de bu paylaşımın devam etmesi, tüm enerji kaynaklarının üretiminin artması, ancak kömür, doğal gaz ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki artışın daha fazla olması beklenmektedir. Dünya elektrik üretimi bu dönemde % 85 artacak ve yaklaşık % 80’i çok değişim göstermeden kömür ve doğal gazdan üretilecektir (1). 
Şekil 1: Kaynağına göre dünya enerji üretimi

Şekil 2: Dünya Enerji Üretim Kaynaklarının Dağılımı (2004 yılı) ENERJİ-ÇEVRE İLİŞKİSİ Dünyada insan tarafından yapılan üretim ve tüketim faaliyetleri sonucu oluşan emisyonların % 83,9’unu karbon dioksit oluşturmaktadır (2). Bu değerin büyük kısmı ise enerji üretiminde fosil kaynaklı yakıtların kullanılmasından oluşmaktadır. Diğer bir deyişle küresel ısınma ve iklim değişikliğinin baş sorumlusu enerji üretiminde fosil yakıtların kullanılmasıdır diyebiliriz. Bu nedenle yenilenebilir enerji kaynakları konusundaki araştırma ve çalışmalara önem verilmektedir. Dünya CO2 emisyonunun yıllar itibarıyla artışı Şekil 3’de verilmektedir. Söz konusu emisyonun 2004 yılında 26,9 milyar metrik tondan 2015 yılında 33,9 milyar metrik tona ve 2030 yılında 42,9 milyar metrik tona çıkması beklenmektedir. Bu da toplam kestirim döneminde % 59 artması anlamına gelmektedir (1). Kaynağına göre CO2 emisyonlarını incelediğimiz de ise petrol, kömür ve doğal gazın sırasıyla en büyük payları oluşturduğunu görmekteyiz (Şekil 4). Şekil 3: Dünya Karbon Dioksit Emisyonları 
Şekil 4: Kaynağına göre CO2 emisyonu (3) TÜRKİYE’DE DURUM Enerji tüketimimizin yaklaşık % 24’ü kömür, % 42’si petrol, % 17’si doğal gaz, % 14’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmaktadır. Enerji kaynaklarımızın üretimi 70’li yıllardan 2004 yılına kadar % 67,6 oranında artmıştır (4). Ancak tüketimimiz bu dönem içerisinde %365,3 oranında artmıştır (5) ve bu tüketim artışının büyük kısmı dış kaynaklardan karşılanmaktadır. Şekil 5’de enerji kaynakları üretimimizin ve tüketimimizin yıllar içinde artışları görülmektedir. 1970 yılında sadece petrolde % 53,3 oranında dışarıya bağımlılığımız varken bu oran gittikçe artarak 2004 yılı için Taşkömüründe % 89,7 Petrolde % 92,8 Doğalgazda % 96,8‘e ulaşmıştır. 
Şekil 5: Türkiye birincil enerji kaynakları üretim ve tüketimi Şekil 6’da ise birincil enerji kaynakları üretimimizin tüketime oranı verilmektedir. 1970 yılında enerji kaynakları tüketimimizin % 76,9’u yerli kaynaklardan karşılanırken bu oran yıllar geçtikçe düşerek 2005 yılına gelindiğinde %27,5 oranını bulmuştur. Diğer bir değişle enerji tüketimimizin % 72,5’u dış kaynaklıdır ve enerji konusunda gelişme kaydedemediğimiz sürece bu oran giderek artacaktır. Şekil 6: Üretimimizin tüketimimizi karşılama oranı Çevre açısından bakarsak diğer ülkelere göre kişi başına CO2 emisyonu düşüktür (2,.9 metrik ton). Ancak kalabalık bir ülke olduğumuzu göz önünde bulundurursak bu miktar hiç de az olmamaktadır. 2003 yılında atmosfere ülkemizden enerji kaynaklı 204,2 milyon metrik ton CO2 gazı karışmıştır. Bu miktarın % 41’i fuel oil, % 38’i kömür, % 21’i doğal gaz kaynaklıdır (1). Toplam CO2 emisyonunda dünyada 21. sırada, kişi başına emisyonda ise 71. sırada yer almaktayız (6).  Şekil 6: Üretimimizin tüketimimizi karşılama oranı
Kısaca özetlersek ülkemizde enerji tüketiminde kullanılan kaynakların % 72,5 gibi büyük bir oranı dışa bağımlıdır ve ayrıca bu kullandığımız bu kaynaklar çevre açısından CO2 emisyonuna en fazla neden olan kaynaklardır. Bu nedenle yenilenebilir, çevre dostu ve ülkemizde potansiyeli olan enerji kaynakları ve teknolojileri konularında çalışmalar önem kazanmaktadır. Bunların en başında; Su, güneş ve rüzgâr enerjileri gelmektedir. Ayrıca fosil kökenli kaynaklarımızın da uygun şekilde kullanımı dışa bağımlılığımızı azaltacaktır. ÇÖZÜM YOLLARI TÜBİTAK’ın Vizyon 2023 Teknoloji Öngörü Projesi kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda önümüzdeki 20 yılda enerji alanında ülkemiz için stratejik görülen teknolojiler belirlenmiş ve teknolojilerde kazanılması gereken yetkinlikler ile bu yetkinliklere erişmek için uygulanması gereken politikalar yol haritaları üzerinde gösterilmiştir. Bu yol haritaları aşağıdaki temel konularda belirlenmiştir (7): • Hidrojen Teknolojileri • Yakıt Pilleri • Küçük HES • Rüzgâr Enerjisi • Güneş Enerjisi • Enerji Depolama Teknikleri • Güç Elektroniği • Nükleer Santral Teknolojileri • Nükleer Atıklar • Akışkan Yatak Teknolojileri • Kömür ve Biyokütlenin Gazlaştırılması ve Kojenerasyonu RÜZGÂR ENERJİSİ Yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer alan rüzgâr enerjisinin kullanımı insanlık tarihinin çok eski dönemlerinden beri süregelmiştir. Yelkenli gemilerin kullanımı milattan önce 3000 yıllarına uzanmakta, yel değirmeninin kullanımı ise MÖ 200 yılına kadar gitmektedir. Dolayısı ile rüzgâr enerjisinin kullanımı insanoğlu için yabancı değildir. 1970 yıllarından bu yana konuyla ilgili ciddi çalışmalar yapılmış ve rüzgârdaki kinetik enerjiyi önce mekanik enerjiye daha sonra da elektrik enerjisine dönüştüren rüzgâr türbinleri enerji üretiminde gittikçe payını artırmıştır. 1997 yılında dünya toplam rüzgâr enerjisi kurulu kapasitesi 7475 MW’dan 2006 yılında 73904 MW’a ulaşmış, 2010 yılında ise 160000 MW’a ulaşması beklenmektedir (8). Türkiye’de ilk defa Çeşme Alaçatı’da 1998 yılında her biri 600 kW gücünde 3 adet rüzgâr türbini kurulmuş, yıllar içinde sayıları artarak Bandırma ve Çanakkale’de dahil olmak üzere bugün (2007 Mayıs verileri) için 131,35 MW kurulu kapasiteye ulaşmıştır. 2009 yılı sonunda ise gerçekleşmesi planlanan yatırımlarla birlikte rüzgâr türbinlerinde kurulu kapasitemizin 742,11 MW’a ulaşması beklenmektedir (9). Rüzgârdan türbinler vasıtası ile enerji üretiminin üstünlüklerini saymak istersek; 1. Temizdir (atmosfere kirletici gazlar yaymamaktadır). 2. Yenilenebilirdir (Kaynağının tükenmesi söz konusu değildir). 3. Kurulumu ve işletilmesi kolaydır. 4. Kaynağı (rüzgâr) paralı ve dışa bağımlı değildir. 5. Tek olarak veya büyük çiftlikler olarak çalıştırılabilir. Ancak bunların yanında sakıncaları da yok değildir. 1. Rüzgâr hızı sabit olmadığı için enerji üretimi sabit değildir. 2. Çok düşük rüzgâr hızlarında çalıştırmak ekonomik açıdan, çok yüksek rüzgâr hızlarında çalıştırmak güvenlik açısından uygun değildir. 3. Enerji verimi fosil kaynaklara göre düşüktür. 4. Yatırım maliyeti yüksektir. 5. Gürültü açısından yerleşim yerlerinin uzağında olmasında yarar vardır. 
Şekil 7: Rüzgâr türbinleri: Bozcaada, ÇanakkaleBütün sakıncalarına rağmen rüzgâr enerjisinin kullanımı diğer enerji kaynaklarına göre birçok yönden avantajlıdır ve rüzgâr türbinlerinin sakıncalarının da zaman içinde azalması beklenmektedir. Rüzgâr enerjisinin toplam enerji üretimindeki payının çok büyük olması beklenmemekte ise de bu pay ülkemizde ve dünyamızda giderek artmaktadır. Rüzgâr türbinlerinin Türkiye’de yapılabilmesi enerji konusunda tamamen yerli kaynaklarımıza dayalı alternatif bir çözüm getirecektir. Diğer yenilenebilir enerji kaynakları ile birlikte enerji sektöründe payının giderek artması ve böylece tükenebilir, çevreyi kirleten ve dışa bağımlı kaynakların kullanımının azaltılması ülkemiz enerji darboğazının aşılmasında bir destek olacaktır. Tübitak Vizyon 2023 kapsamında rüzgâr enerjisi ve türbinleri konusunda ülkemiz için aşağıdaki hedefler saptanmıştır (7). Temel Araştırmalar Alanında Hedefler; 1. Türkiye rüzgâr haritasının çıkarılması (2006). 2. Türbin, kanat, direk, batarya üretimleri icin pilot tesislerin kurulması (2007). 3. Pilot santrallerin kapasitelerinin 2 MW olmasının sağlanması (2013). 4. Pilot üretim merkezlerinin açık deniz uygulamalarının finansmanı (2015). Uygulama ve Sınai Araştırma Alanında Hedefler; 1. Elektrik üretim kapasitesi 1-1000 kW olan sistemlerin tamamen Türkiye'de üretilmeye başlanması (2008). 2. Pilot sistem işletmesinde firma, araştırma kurumu ortak çalışmalarının finansmanı (2009). 3. Yurtdışından getirilen 1-1000 kW rüzgâr türbinlerinin ticari kullanımının kısıtlandırılması tedbirlerinin alınması (2012). Sınai Geliştirme Alanında Hedefler; 1. Yerli üretim türbin kullanımının özendirilmesi için ticari elektrik dağıtımlarının teşvik edilmesi (2009). 2. Elektrik üretim kapasitesi > 2 MW olan türbin üreticilerinin teşviki (2013). 3. Kurulu gücün 10 GW'a çıkarılması için yıllık üretim hedeflerinin belirlenmesi (2020). Sıralanan hedeflerin ilki olan ülkemizin rüzgâr atlası çıkarılmıştır (10). İç Anadolu Bölgesi genel olarak rüzgâr enerjisi açısından fazla şanslı görünmemektedir. Ancak ekonomik olarak işletmeye uygun yöreler bulunabilir. Kıyı kesimleri rüzgâr potansiyeli açısından daha uygun görülmektedir. Rüzgâr türbinlerinin pervane kanatları ve kulesi ülkemizde üretilmeye başlanmıştır. Küçük kapasiteli türbin üretimi de bulunmaktadır. Ancak türbin üretimi konusunda henüz istenilen aşamaya ulaşılamamıştır. Kurulması planlanan rüzgâr türbinleri yurt dışından temin edilmesi bu konuda da dışa bağımlılık getirecektir. Bu nedenle rüzgâr türbinlerinin ülkemizde üretilmesi enerji darboğazımızın giderilmesinde yardımcı olacak ve sanayicilerimiz için de karlı bir yatırım alanı olacaktır. Rüzgâr enerjisine ilişkin yasal düzenlemelerin de bir an önce gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Kaynaklar: (1) (http://www.eia.doe.gov/oiaf/ieo/highlights.html) (24.07.2007) (2) http://www.epa.gov/climatechange/emissions/co2_human.html (28.08.2007) (3) http://en.wikipedia.org/wiki/Image:Global_Carbon_Emission_by_Type.png (28.08.2007) (4) http://www.enerji.gov.tr/enerjiuretimi.htm (07.08.2007) (5) http://www.enerji.gov.tr/enerjituketimi.htm (07.08.2007) (6) http://www.nationmaster.com/graph/env_co2_emi_percap-environment-co2-emissions-per-capita(28.08.2007) (7) TÜBİTAK Vizyon 2023 Enerji ve Çevre Teknolojileri Stratejisi (Ağustos 2004) (8) http://www.wwindea.org (9) http://www.epdk.gov.tr/lisans/elektrik/yek/ruzgarprojeleriningelisimi.doc (22.07.2008) (10) http://www.ruzgarenerjisibirligi.org.tr/bilgibank-ruzgar-atlas.htm Kaynak: http://www.ukidek.org/bildiriler/Cozumler_12.doc
|