|
|

|
TÜRKİYE'NİN UMUDU KARADENİZ PETROLLERİ |
|
|
|
|
Karadeniz´de petrol ve doğalgaz çıkaracak olan sondaj platformu Sinop´un 145 kilometre açığına demirledi.
Malta´da kesilen kulelerin montajına başlanırken yapılan hazırlık faaliyetlerinin ardından şubat ayında sondaj çalışması başlayacak. 2 bin 200 metresi deniz toplam 5 bin 500 metrelik bir sondaj yapacak olan Leiv Eiriksson isimli platformun günlük kirası 1 milyon TL. Sinop 1 kuyusundaki operasyonun sorumluluğu ve arama aşamasındaki maliyetlerin tümünü Brezilyalı şirket Petrobras üstlenecek. TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, "Arama risklerinin yüksek olduğu bölümde TPAO herhangi bir maddi risk taşımıyor. Harcamalara katılmayacağız, bütün harcamalar ortağımız Petrobras tarafından yapılacak" açıklamasını yaptı.
Türkiye Petrolleri Ananomi Ortaklığı ve Petrobras Oil&Gas B.V. yüzde 50 ortaklık halinde Karadeniz´de tespit edilen noktalarda petrol ve doğalgaz çıkaracak. Bunun için derin denizlerde yürütülen sondaj çalışmalarının yüzde 85´inde verimli petrollerin çıkarılmasını sağlayan dünyanın en büyük platformlarından Leiv Eiriksson Sinop´a ulaştı. Konuyla ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Norveç´in Ankara Büyükelçisi Cecilie Lansverk, TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Petrobras Genel Müdür Vekili Fernando Nobrega ve Oecan Rig Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Frank Tollefsen Çırağan Sarayı´nda bir basın toplantısı düzenledi.
TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal yaptığı açıklamada, "İnşallah güzel sonuçlar elde edeceğiz. Sonuçlar memleketimiz için hayırlara vesile olur" dedi. Maliyetler ve ortaklık yapısı üzerine gelen bir soru üzerine Uysal, "Üretim yatırımlarını TPAO ve PETROBRAS yarı yarıya yapacak. Dünyada uygulanan genel model budur. Arama risklerinin yüksek olduğu bölümde TPAO herhangi bir maddi risk taşımıyor. Harcamalara katılmayacağız, bütün harcamalar ortağımız PETROBRAS tarafından yapılacak" cevabını verdi.
Petrobras Genel Müdür Vekili Fernando Nobrega da Sinop 1 kuyusundan iyi sonuçlar alınacağını ümit ettiklerini söyledi. Nobrega, "Elimizden gelen çabayı sarf ederek en iyi sonuçları alacağız. Türkiye ile büyümek istiyoruz." ifadelerini kullandı.
Norveç´in Ankara Büyükelçisi Cecilie Lansverk ise platformun isminin Norveçli bir Vikinge ait olduğunu söyledi. Leiv Eiriksson´un Amerika kıtasını bin yl önce keşfeden bir kaşif olduğunu söyleyen Lansverk, "Leiv Eiriksson şimdi de Sinop´ta petrol keşfedecek." dedi.
´ÜMİT ETTİĞİMİZ İÇİN SONDAJ YAPILIYOR´
Konuşmacılardan sonra söz alan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, global enerji kaynakları açısından bakıldığında bir ithalat ülkesi olan Türkiye´nin mutlaka kendi kaynaklarından ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir düzeye gelmesi gerektiğini belirterek, "Petrol ve doğalgazın hemen hemen yüzde 90´ını dışarıdan temin ediyoruz. Bunun önüne geçebilmenin tek yolu, petrol ve doğalgazla alakalı çalışmalarımızdır" dedi.
Türkiye´de enerji politikalarında ortaya konan stratejinin son derece net olduğunu vurgulayan Yıldız, şunları kaydetti:
"Global enerji kaynakları açısından baktığımızda bir ithalat ülkesi olan Türkiye´mizin, mutlaka kendi kaynaklarından ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir düzeye gelmesi lazım. Özellikle petrol ve doğalgazın hemen hemen yüzde 90´ını dışarıdan temin ediyoruz. İthalatımızın 5´te birini şu anda enerji kalemleri oluşturuyor. Bunun önüne geçebilmenin tek yolu, şu anda töreninde bulunduğumuz ve yerli kaynak haline dönüştürmeye çalıştığımız petrol ve doğalgazla alakalı çalışmalarımızdır. Aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarıyla alakalı çalışmalarımız da devam etmektedir. AK Parti hükümetlerinin, özellikle son 7 yılda arama faaliyetlerinde hemen hemen 8-10 katına çıkan yatırım miktarlarını, yatırım kalemlerinin arasına almış olması bence son derece manidardır. Bu, konudaki niyetimizin ve gayretimizin nereye gittiğini göstermektedir."
"Bu çalışma ekonomiye ne kadar katkı sunacak?" şeklindeki soruya da yanıt veren Bakan Yıldız, bir rakam veremeyeceğini söyledi. Yıldız, "Sonunda petrol veya doğalgaza ulaşamamak da var. Ama şimdiye kadar aldığımız veriler, bu çalışmayı yapmamızı gerektiriyor. Bu platformun buraya özellikle 2 gündür kamuoyunda paylaşılan masraflarıyla beraber gelmesini gerektiriyor. Bu ciddi bir çalışma. Ümit ettiğimiz, inandığımız için buradayız" şeklinde konuştu.4.1.2010
|
|
|
TÜRK FİRMASI BAŞARDI: BORDAN ARAÇ YAKITI |
|
|
|
|
Türk teknoloji firması nano teknolojiyi kullanarak, bor madeninden araç yakıtı üretmeyi başardı.
NNT Nanoteknoloji Bor Ürünleri AR-GE Sanayi Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şirketlerinin araştırma geliştirme dairesi çalışmalarının olumlu sonuç verdiğini belirterek, bor madeninden araç yakıtı ürettiklerini söyledi.
Petrol rezervlerinin tükenecek olmasının kendilerini böyle bir araştırmaya ve üretmeye yönelttiğini ifade eden Arvas, "Dünya da petrol rezervlerinin tükenmesi bizi nano teknoloji ve bor ile üretim yapan Türk firması olarak harekete geçirmiştir. Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız Ar-Ge sonucunda bor madenini sonunda araç depolarına koymayı başarmanın heyecanını yaşıyoruz" dedi.
|
|
Devamını oku...
|
|
KÜRESELLEŞMENİN MADENCİLİKTEKİ AMİRAL GEMİSİ RİO TİNTO VE BOR PAZARI |
|
|
|
|
Özal ve Bor Madenleri
Japonya, Uzakdoğu ve Amerika’nın batısını Kaliforniya’dan beslemek – ekonomik oluyor tabii, mesafeler bakımından ekonomik oluyor- böyle bir anlaşmaya varmak üzereydik; ama maalesef o zaman Türkiye’deki devletleştirme havaları, illa her şeyi biz yapacağız havaları bu gelişmeye mani olmuştur.
Tabii ileri ki yıllarda ülkemiz bunun sıkıntısını çok çekti, döviz yokluğunun ana sebeplerinden biri, bu politikaların 1970’li yılların başından itibaren uygulanamaması, özellikle 12M art’tan sonra uygulanmamasıdır.”
Bu sözler 21 – 22 Haziran 1990 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen I. Maden Şurası’nın açılış konuşmasını yapan zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a ait.
Özal biliyor muydu bilinmez ama, bilinen şu ki, konuşmanın yapıldığı tarihte dünya bor pazarı, tam da düşündükleri gibi, ikiye bölünmüştü. Avrupa’yı ve Amerika’nın doğusunu Türkiye’den beslemek; Japonya, Uzakdoğu ve Amerika’nın batısını Kaliforniya’dan beslemek şeklindeki paylaşma aynen yürürlükte idi.
Uzakdoğu’da en büyük pazar olan Japonya, US Borax tarafından beslenmektedir. Tayland ve Güney Kore Türk borlarına bırakılmıştır, ancak buraya satışlar Owens Corning’in alt kuruluşu olan American Borate Company (ABC) ve Sumitoma tarafından yapılmaktadır. Amerika’nın batısı US Borax tarafından beslenmektedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Konutlarda yüzde 9.68, sanayide 9.85 oranında arttırıldı
1 Ekim 2009 tarihinden geçerli olmak üzere sanayi elektriğinin fiyatı kilovat saatte yüzde 9,85, konut elektriğinin fiyatı ise yüzde 9,68 oranında artırıldı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) bugünkü toplantısında toptan elektrik fiyatlarına yapılan zammın ardından, nihai tüketiciye yansıyacak perakende elektrik satış tarifelerini görüşerek, karara bağladı.
Buna göre, 1 Ekim'den itibaren sanayi elektriğinin fiyatı kilovatsaatte (KWH) yüzde 9,85, konut elektriğinin fiyatı yüzde 9,68, ticarethanelerin elektriği ise yüzde 9,97 oranında artırıldı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), 1 Ekim'den geçerli olmak üzere sanayi elektriğinin fiyatını kilovatsaatte (KWH) yüzde 9,85, konut elektriğinin fiyatını yüzde 9,68, ticarethane elektriğinin fiyatını da 9,97 oranında artırdı.
EPDK'nın 3 Eylül tarihinde TETAŞ'ın toptan elektrik kilovatsaat fiyatının yüzde 21,08 oranında artırılarak, 12,62 kuruştan 15,28 kuruşa çıkarılmasına dönük başvurusunu onaylamasının ardından, 20 elektrik dağıtım şirketi, toptan satış, EÜAŞ'ın üretim maliyeti ve Piyasa Mali Uzlaştırma Merkezindeki (PMUM) maliyet artışlarını dikkate alarak yeni tarife tekliflerini hazırladı.
|
|
Devamını oku...
|
|
PUTİN. TÜRKİYE UKRAYNA'NIN YERİNİ ALACAK |
|
|
|
|
Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Türkiye'nin enerji naklinde Ukrayna'nın yerini alarak "ana transit ülke" haline gelebileceğini söyledi.  Rusya'da İngilizce yayımlanan "The Moscow Times" gazetesi, bugün verdiği bir haberde, Putin'in geçen Cuma günü Valday Düşünce Kulübü üyeleriyle yaptığı toplantının ayrıntılarına yer verdi.
Habere göre Putin, toplantının sonunda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yapacağı telefon görüşmesi nedeniyle çok hızlı bir şekilde ayrıldı.
Putin, Erdoğan ile görüşmesinde Türkiye'deki sel felaketinden duyduğu "derin üzüntüyü" dile getirerek, bu konuda Rusya'nın elinden gelen yardımı yapmaya hazır olduğunu söylemişti.
The Moscow Times, Putin'in Alman Konseyi Rusya uzmanı üyelerinden Aleksandr Rahr'ın Rusya'nın gaz ticaretiyle ilgili bir sorusu üzerine, Türkiye'nin Ukrayna'nın yerini alarak Rusya'nın Batıya ihraç ettiği gaz için ana transit ülke haline gelebileceğini söylediğini yazdı
|
|
Sürdürülebilir Enerji Kaynağı Olarak Bitkisel Biyoyakıtlar
Enerji güvenliği, bir ülkeninin enerji kaynaklarını hâkimiyeti altında bulundurması ve yakın gelecek için teminatını sağlama alması anlamına gelir. Bundan dolayı, enerji güvenliği, kalkınma, ekonomik ve politik istikrar ve sosyal gelişim ile ilişkilidir. Ne var ki modern dünyanın halihazırda bağımlı bulunduğu temel enerji kaynaklarının büyük bir kısmını daha önce yer altına depo edilmiş organik artıklar oluşturur. Bu tüketim hızı ile sahip oldugumuz petrol rezervlerinin kısa sürede tükeneceğine kimsenin kuşkusu yoktur. Yapılan tartışmalar ise kısa sürenin uzunluğu üzerinedir. Makul tahminler 45 yaşındaki bir insanın petrol tüketiminde tepe noktayı göreceği üzerinedir[1].
Petrol yakıtlarında yaşanacak böyle bir kriz çoğu zaman sadece enerji krizine indirgense bile gerçekte çok boyutludur ve en önemli yan etkisi tarım sistemlerindeki üretkinliğin düşmesi olacaktır. Çünkü ziraî üretimin iki saçayağını oluşturan akaryakıt ve gübrenin her ikisi de fosil yakıtlarından üretilmektedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 1 Ekim'den geçerli olacak toptan ve perakende elektrik fiyatlarıyla ilgili çalışmalarını büyük ölçüde tamamladı. Sabah gazetesinin haberine göre, elektrikte toptanda yüzde 20, perakendede (konutlarda) yüzde 5-8 aralığında zam gerektiği belirlendi. Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ (TETAŞ), otomatik fiyatlandırma gereğince 3'er aylık dönemlerle toptan elektrik satış fiyatını belirliyor. TETAŞ hesaplamalarını yaparken 3 aylık dönemde elektrik üretim maliyetlerindeki artışı, döviz kurunu dikkate alıyor. Zam ihtiyacında, geçmiş dönemde biriken ve ertelenen maliyetler de yer alıyor.
GEÇMİŞ DÖNEMİN ETKİSİ VAR
Edinilen bilgiye göre TETAŞ, 1 Ekim'den geçerli olmak üzere uygulamaya girecek toptan elektrik fiyatları üzerinde hesaplamalarını hemen hemen tamamladı. TETAŞ, bu ay sonunda yeni tarifesini, 'onay' için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) gönderecek. Enerji Bakanlığı yetkilileri, TETAŞ'ın, halen 12.60 kuruş olan toptan elektrikte, yüzde 20 dolayında artışa ihtiyacının bulunduğunu kaydetti. Zam ihtiyacının bu düzeye ulaşmasında, geçmiş dönemde biriken ve ertelenen zamların da önemli etkisi olduğuna dikkat çekildi.
DÖVİZ KURUNDAKİ ARTIŞ ETKİLİ
Enerji Bakanlığı kaynakları, Hazine'nin döviz kuru öngörülerinin elektrik fiyatlarına önemli oranda etkisi olduğunu belirterek, bu ay içinde dövizde yukarı doğru bir hareketin, toptan elektriğe yapılacak zammı artırabileceğine dikkat çekti. Yetkililer, kurun bu düzeyini koruması halinde zam ihtiyacının yüzde 20 dolayında kalacağını vurguladı. 14.8.2009
|
|
TÜRKİYE'NİN ENERJİDE DAYANILMAZ YÜKSELİŞİ |
|
|
|
|
Kimileri bir “poker oyunu”na benzetiyor, kimileri ise bizim gibi bir “satranç oyunu”na. Ancak kesin olan bir şey varsa, o da Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in Ankara’ya yaptığı ziyaretin beklendiği gibi, Batı’da büyük yankı yarattığı gerçeğidir.
ABD açısından baktığımızda, Türkiye’nin Rusya ile enerji konusunda imzaladığı belgelerden çok hoşnut olduğunu sanmıyoruz. Washington, Avrupa’nın aksine, konuya bölgedeki stratejik askeri ve siyasi çıkarları açısından bakıyor.
Bu nedenle, Moskova’nın özellikle Kafkaslardaki konumunu güçlendirmesinden kaygılı. Rusya’nın tam bir yıl önce Gürcistan’a karşı gerçekleştirdiği başarılı askeri operasyonun sonuçları da zaten Washington’da hâlâ yankılanıyor.
Bu nedenle, Nabucco projesine güçlü destek veren ABD’nin, Türkiye’nin, Rusya’nın Güney Akım projesine ucundan bile olsa katılmasına olumlu bakması mümkün değil. ABD’de bu konularda bir “erken uyarı sistemi” görevi yapan muhafazakâr Hudson Enstitüsü’nün Putin’in ziyaretiyle ilgili değerlendirmesi de zaten bunu gösteriyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
NABUCCO PROJESİ İMZALANDI |
|
|
|
|
İmza töreni 5 ülkenin Başbakanları ve AB komisyonu başkanı Barroso'nun katılımıyla gerçekleştirildi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sadece enerji noktasında bakıldığında bile Türkiye'nin AB üyesi olmasının gerektiğinin net bir şekilde ortaya çıkacağını söyledi.
Başbakan Erdoğan, Rixos Otel'de düzenlenen NABUCCO Zirvesi'nin başlangıcında, konuklara hitaben yaptığı açılış konuşmasında, bugün tarihi bir anı hep birlike yaşadıklarını dile getirdi.
Erdoğan, NABUCCO Projesi'nin 7 yıl önce Avusturya'nın şirketi ve BOTAŞ'ın işbirliğiyle başlatıldığını anımsatarak, Macaristan'ın, Romanya'nın, Bulgaristan'ın ilgili şirketlerinin katılımıyla projenin yeni bir ivme ve heyecan kazandığını söyledi.
Son olarak, 2007 yılında Alman şirketinin projeye iştirak ettiğini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
|
|
Devamını oku...
|
|
TÜRKİYE VE ASRIN "STRATEJİK" ENERJİ HATLARINA GELİNEN AŞAMA |
|
|
|
|
Dünyanın bilinen en önemli petrol ve doğalgaz rezervleri Basra Körfezi ile Hazar havzalarında bulunmaktadır. Ortadoğu’daki petrolün çoğunluğu Basra Körfezi’ni çevreleyen coğrafya’dan çıkartılarak Hürmüz Boğazı’ndan nakledilmektedir. Tankerlerle Körfez’de taşınan petrol dünya üretiminin yaklaşık %40’ıdır.[1] Dünya enerji kaynaklarının çoğunluğu Basra ve Hazar havzalarında toplandığından, enerji politikaları da Hazar – Basra Körfezi ekseninde şekillenmektedir. Bu eksenin komşu alanları, boru hatlarını barındıran coğrafyalar, petrol ve doğalgaz dolum tesisleri ve deniz ulaştırmasının düğüm noktaları enerji politikasında belirleyici roller oynamaktadırlar. Bu bölgelere Avrasya’nın ve Dünya adasının merkezi yada “kalpgahı” demek doğru bir yaklaşım tarzıdır. Çünkü gelinen çağda, “Kalpgahı kontrol eden, dünya enerji kaynaklarını kontrol eder, enerji kaynaklarını kontrol eden, dünyayı kontrol eder. Dünyayı kontrol eden ya küresel güç olur, küresel ise gücünü idame ettirebilir!” ABD’nin de Irak müdahalesinden önce, George W. Bush ve “Yeni Muhafazakarlar” tarafından yerleştirilmeye çalışılan “yeni dünya düzeni” de farklı bir şey değildi...
|
|
Devamını oku...
|
|
NABUCCO'DAKİ GELİŞMELER BİZE TERS |
|
|
|
|
Nabucco’da bir gelişme var da, Türkiye’nin lehine değil. Nabucco, başlangıçta Hazar, Kafkasya ve Orta Asya doğalgazını Avrupa pazarlarına taşımayı hedefleyen bir projeydi. Türkiye’nin önerisi ve Avusturya’nın kabulüyle, BOTAŞ’ın başlattığı projeye; OMV (Avusturya), Bulgargaz (Bulgaristan), Transgaz (Romanya), MOL (Macaristan) ve RWE (Almanya) şirketleri katıldı. Almanya Rusya’nın Baltık Denizi’nden uzanan Kuzey Akım’ına da bağlanıyor. 6 ortaklı Nabucco için oluşturulmuş Gas Pipeline International (NIC) adlı uluslararası bir şirket de var. Ancak, yılda 31 milyar metreküp (bcm) gaz taşıyacak Nabucco’da, 3200 km’lik boru hattını dolduracak gazın bugün üçte ikisi ortada yok, sadece Azerbaycan’dan gelecek 10 bcm gaz var. İran gazını Amerika istemiyor. Türkmenistan ve Kazakistan bu projeye gaz vermiyorlar. Irak gazı da ortada yok. Mısırdan gelebilecek 5 bcm gaz yeterli değil. Nabucco’ hattının vanası da, Türkiye ve Azerbaycan ikilisinin elinde olduğundan, 8 Mayıs’ta Prag zirvesinde “Güney Koridoru Deklarasyonu” imzalanınca, İngiliz The Guardian gazetesi, “Avrupa ve dünya dengelerini değiştirecek proje için Türkiye ikna edildi” diye duyurdu. Deklarasyonun İngilizce metni (Declaration Southern Corridor, Prague Summit, May 8, 2009) incelendiği zaman görülüyor ki, Türkiye çekeceği gaz ve ödeyeceği fiyat için diğer Nabucco ortaklarıyla aynı koşulları kabul etmiş. Başbakan Erdoğan, Nabucco projesindeki ilerlemeyi, Avrupa Birliği’nin Türkiye müzakerelerinde “Enerji faslının açılmasına” bağlamıştı, o fasıl Kıbrıs Rum Yönetimi engeliyle açılamazken, Nabucco şimdilik sadece Azerbaycan gazıyla mı açılacak?
|
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>
|
|
JPAGE_CURRENT_OF_TOTAL |
|
|